GELİBOLU’YA KISA BİR YOLCULUK

Kendime doğum günü hediyesi olarak bir kitap aldım (12 Temmuz’da 😉 ). Alışveriş merkezinde gezerken alışkanlığımdır, kitapçıyı şöyle bir dolaşmadan asla bırakamam. Reyonlara göz gezdirirken GELİBOLU yazısı dikkatimi çekti. Anne tarafından memleketim olur da… Elim alışılmadık bir hızla kitabı kavradığında, zihnim de “Ne olacak canım, yine bir gezi kitabı falandır.” diye düşünmüştü bile. Kapakta yazıyordu ya zaten: En iyi yolcu, nereye gittiğini bilmeden giden yolcudur. Senelerce uzak yollara, gezmek maksadıyla veya iş için gidip gelmiş biri olarak tecrübem: “Arkadaşını yolculukta tanı.” veya “En iyi yol arkadaşı fazla konuşmayandır.” filan gibi klasikler sonuçta. Tabii ilginç geldi kitabın sloganı. Acil okumam lazım dedim, aldım. Bugün başladım ve bitirdim. Son derece akıcı bir dille yazılmış, sonuna kadar merak uyandıran bir kitap (bir roman) olduğunu söyleyebilirim. Sonuçta beni iki şey etkiledi. Birincisi, her bir bölüm bizi sonuca götürse de hepsi ayrı ayrı öyküler olmuş sanki. Başlıkları da buna çok uygun olmuş. Bu çok hoşuma gitti. İkincisi de kapaktaki slogan beni çok düşündürdü. Özellikle gezmek maksadıyla yaptığım yolculukları zihnimden geçirirken, maksat belli bir yeri gezmek görmek olsa da ve programlanmış bir dönüşü olacaksa da o süre içindeki bilinmeyene açık olmak ve yaşanacak olanları heyecanla beklemekle ilintili buldum. Yolculuğa başladığım andan eve dönüş zamanına kadar yüzümde aptal bir gülümseme ile birlikte günlük yaşantımın dışında bir etkinlik yapmanın heyecanını yansıttığımı herkes görebilirdi. Tabii bir de dönmemek vardı…

Kitabın yazarı Güney Dal‘a teşekkürler.

 

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.